Ara
  • bsurensoy

Can Mocamp

Can Mocamp’ın kurucusu, emekli edebiyat öğretmeni Ahmet Kahvecioğlu’nun 1973 yılında yayınlanan kitabı “Kaş - Işık ve Tabiat Ülkesi”nin önsözündeki Kaş tasvirini sizinle paylaşmak istedik.


“Bütün hoşumuza gidenler yaratılsaydı da hiçbiri yaratılmasaydı”

Quintilianus


Kaş, Antalya’nın 2000 merkez nüfuslu küçük ve şirin bir ilçesidir. Dağları kekik, sahili yosun kokar. Tüm çevre 12 ay yemyeşildir. Tepeler bir yılın 365 günü yaban laleleri ve nergislerle süslüdür. Kaş’ta güzün son yaprağı baharın ilk filizini görmeden toprağa düşmez.

İlçenin kuzeyi dağlarla çevrili olduğu için yıldız, poyraz, karayel rüzgarları almaz. Havanın kapalı, bulutlu günleri bir yılda altı haftadır. Aralık, ocak ayları ortalaması +12 derecedir. Onun için Kaş’ta her kış bir bahardır. Bu aylarda nisan gibi ılık bir güneş, tatlı bir meltem her an yüzünüzü okşar.

Kaş’ta deniz de başkadır. Bir günde üç renge bürünür. Akşam güneş pembe bir tül gibi Kaş’ın üzerine yavaş yavaş, sessizce gerilir. Bu renkle kızıllaşan denizin yeşil dağlara vuran aksi, emsalsiz bir görünüm içinde insan ruhuna rahatlık ve huzur verir. Sabahleyin deniz masmavi pırıl pırıldır. İkindi vakti dağların görkemli gölgesiyle yeşile boyanır. Bu zümrüt vadi güneş batana denk devam eder. Akşam Limanağzı sırtlarında oynaşan ekimozların denize dökülen kıvılsımları kına gecesinin mumlu düğün alayı gibi uzar gider…

Kaş’ta istediğiniz yerde denize girebilirsiniz. Kıyılar temiz, berrak ve sakindir. Evler körfezi bir hilal gibi sardığı için, denize en uzak yer 150 veya 200 metre mesafededir. Sabahleyin denizin müzikal hışırtısı ile uyanırsınız. Kaldığınız yerden mayonuzu giyip çıkabilirsiniz. Hiçbir göz ve bakış sizi rahatsız etmez. Sokaklar temiz ve beton kaplıdır.

Ayrıca Kaş sahillerinde balık bol ve ucuzdur. Siz de avlanabilirsiniz. En amatör balıkçıların oltası bile boş çıkmaz. Kıyılarda orfoz, sokar, barbunya, mercan, lüfer, levrek, ıskaros gibi Akdeniz ikliminin en kıymetli balıkları bulunur.

Bunun yanında Kaş zengin bir tarihi oluşuma sahiptir. İlkçağ insanının zekası, zevki, inancı, kültür ve yaşayışı taşta, kayada, toprakta, şekil ve biçimlerle anlatılmıştır. Onu yerinde inceler, elinizle rahatça dokunabilirsiniz. Yerleşmeye elverişli olanakları, bitki örtüsü, köy ve körfezleri yüzünden burası uygarlığın zirvesine yükselmiştir. Bu uygarlık alanında gezenler adım başına anıtlar, tiyatrolar, agoralar, sayısız tapınaklar, mezarlar ve şehir harabelerine rastlarlar. Bu eserlerin göz alıcı yapısı ve zenginliği insanı tarih öğrenmeye ve incelemeye zorlar. Kaş’ta her adım, insanı ister istemez duygulandırır ve düşündürür.

46 görüntüleme1 yorum